Ziyaret Edilebilecek Yerler

  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 1
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 2
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 3
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 4
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 5
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 6
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 7
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 8
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 9
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 10
  • Ziyaret Edilebilecek Yerler 11

  Bölgenin tepelerinin geniş ormanlarla kaplı olduğunu Strabon’dan öğreniyoruz. Aristoteles’in öğrencisi Theophrast ise Rhyndakos vadisindeki ormanlardan elde edilen keresteden elde edilen yapı malzemesinin çok kıymetli olduğunu ve antik dünyada tercih edildiğini bildirmektedir. Bölgede elde edilen ahşap ürünlerin kalite bakımından sıralamada Pontus ve Makedonya ormanlarından elde edilenlerden sonra üçüncü sırada geldiği söylenmektedir. Bu ifadelerden antik devirlerde de yörenin doğal bakımdan çok güzel ve kereste açısından çok zengin olduğu anlaşılmaktadır.

  Sadağı Kanyonu

  Kentin kurucusu İmparator Hadrianus yörede avlanırken karısı için ilçe merkezine 6 km uzaklıktaki Sadağı köyü yakınlarında sıcak su kaynağını değerlendirip bir hamam yaptırmıştır.

  Sadağı bir Yörük köyüdür. Köy yaz aylarında bahçe işleri sebebi ile boş olmakla birlikte, ancak birkaç yaşlı Yörük köylüsü ile karşılaşılabilmektedir. Kaplıcaya gitmek için köy içinden geçtikten sonra 1 km kadar yürüdüğünüzde sarp kayalıkları bir bariyer gibi kesen su bendi çıkıyor karşınıza. Merdivenleri aşıp bendin üzerine çıktığınızda kaya hamamlarına ulaşıyorsunuz. Kanyon içinde karşınızda yer yer 60 metreyi bulan kaya blokları çıkabilmektedir. Kaya hamamlarına ulaşmak için bir diğer yol kanyon girişinde su bendinin 50 metre solundaki patikadır. Bu yol kaya hamamı üzerinden geçiyor. 50 metrelik bir yan inişle sıcak suya ulaşıyorsunuz.

  Yaklaşık iki saatlik bir yoldan sonra halk tarafından şifalı su olarak adlandırılan 62 derece sıcaklıktaki su kaynağının bulunduğu yere geliyorsunuz. Derenin sağ kıyısında yeşil bir tente görülüyor. Bu tente zamanında Hacıbabalar tarafından konulmuştur. Eşleri içerideyken, kendileri dışarıda gözcülük yapıp gelenlere “geri dönün, gelmeyin” diye bağırıyorlarmış. Yeşil tentenin karşısında ise kaya hamamı var. Etrafı taş duvarlarla çevrili hamamın suyu tenteliye oranla girilebilecek sıcaklıktadır. Ancak bu da zaman zaman tersine dönmektedir.

  Kaya hamamından yaklaşık 300 metre sonra 3 - 4 metre yüksekten dökülen bir şelale mevcuttur. Şelalenin önündeki havuzda yüzülebilmektedir. Yörede küçük alabalık olarak isimlendirilen balıklardan da tutabilirsiniz.

  Aşağıdaki linkten Sadağı Kanyonuna ilişkin daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

 

  http://sadagikanyonutabiatparki.org/

 

 

 

  Şahinkaya Mağarası          

  Şahinkaya Mağarası, Orhaneli ilçesine bağlı Erenler köyünün yaklaşık 4 km kuzeybatısındadır. Mağara, Dümenkale Tepesi olarak adlandırılan 846 metre rakımlı tepenin kuzeyinde, yaklaşık 200 metre yükseklikteki sarp kayalığın içindedir. Mağaranın önünden günümüz Bursa - Orhaneli yolu geçmektedir. Mağaranın önünde Kapıkaya Deresi akar. Günümüzde mağaranın yakın çevresinde mermer ocakları bulunmaktadır. Mağara konum itibariyle Bursa çevresindeki kuzey-güney yönlü temel doğal yollardan bir tanesi üzerindedir ve mağaradan 5 - 6 km yarıçapında çok geniş bir alan izlenebilir. Günümüzde Şahinkaya Mağarası’na ulaşmak için dağcılık ekipmanı gereklidir.

  Şahinkaya Mağarası’nda sadece üç adet yontma taş alet bulunmuştur. Şahinkaya Mağarası’ndaki tüm taş aletler düzeltili yonga aletlerdir. Bunlardan bir tanesi, iki yüzeyli olarak işlenmiş bir tek kenar kazıyıcıdır. Bir başkası ise iç yüzeyinden düzeltili bir çift kenar kazıyıcıdır. Bunlarla birlikte iki yüzeyli olarak işlenmiş yaprak biçimli bir uç da bulunmuştur. Buluntuların yapılmış olduğu hammadde beyaz patinalanmış bir tür çakmaktaşıdır. Tüm buluntularda kalkerden korteks gözlemlenmektedir. Ancak bölgedeki araştırmalar sırasında bu hammaddenin nereden gelmiş olabileceğiyle ilgili şimdilik hiçbir sonuca ulaşılamamıştır.

  Güvercin İnleri Mağaraları

  Şahinkaya Mağarası’na çok yakın konumda bulunan Güvercin İnleri, hâlihazırda keçi barınağı olarak kullanılan yan yana üç adet küçük çaplı oyuktan oluşmaktadır. Güvercin İnleri Mağarasının özellikle Paleolitik Dönem açısından araştırılması gereklidir. Mağaraların tabanlarındaki keçi dışkıları zemin üzerinde kültür toprağının olup olmadığını anlamamıza engel olmuştur. Ancak mağaraların konumları bunların da tarih öncesi devirlerde kullanıldığını düşündürmektedir.

  Çaltepe Mağarası     

  Orhaneli ilçesinin yaklaşık 3,5 km kuzeybatısında yer alan Çaltepesi Mağarası içinde Prehistorik Dönemler’e tarihlenebilecek çanak çömlek parçaları bulunmuştur. Bu mağara oldukça ufak bir mağaradır ve yasadışı kazı yapan kişiler tarafından tahrip edilmektedir.

  Sinekkaya 2 Mağarası

  Orhaneli ilçesinin 5 km kuzeybatısında yer alan 2. Sinekkaya olarak adlandırılan mevkide bulunduğu için Sinekkaya 2 Mağarası adını alan ve bölgede arkeolojik dolgular barındıran en önemli mağaradır. Bu mağaranın içinde de çok sayıda defineci çukuruna rastlanmıştır. Mağaranın içyapısı ve tabanının düzlüğü burada yaşama uygun bir ortam hazırlamaktadır. Bu nedenle mağara içinde yapılacak bir arkeolojik kazı önemli bilgiler sunabilecektir. Aynı zamanda mağaranın içinde bir adet çakmaktaşı yonga da bulunmuştur. Bu buluntu mağaranın tarihöncesi dönemlerde de kullanılmış olabileceğine işaret etmektedir.

  Arpatepe Höyük         

  Orhaneli ilçe merkezinin yaklaşık 2,2 km kuzeybatısında, Bursa yolunun doğusunda, küçük bir ovalık alanın ortasında, üzerinde Adranos Kalesi’nin yer aldığı doğal kayalık tepenin doğusunda konumlanmıştır. Trapeze benzer forma sahip tepe yaklaşık olarak 180 x 160 metre ölçülerindedir. 2,3 hektar genişliğinde yerleşim alanına sahiptir ve ovadan 3 - 4 metre yüksekliktedir. Höyük yüzeyi günümüzde yoğun olarak tarım amaçlı kullanılarak sürülmektedir. Höyüğün batı yamacı yol yapımı sırasında kesilmiştir ve profilde mevcut yapılara ait duvarlar izlenmektedir. Günümüzde küçük bir çay höyüğün yaklaşık 100 m doğusundan akmaktadır.

  Seramik buluntular arasında el yapımı Erken Tunç Çağı malzemesinin yanı sıra Roma ve Bizans Dönem’i parçalarına da rastlanmıştır. Yüzeyde karşılaşılan Erken Tunç Çağı seramikleri çoğunlukla profilli olmayan gövde parçalarından oluşur ve “kahverengi mal” grubuna aittir. Bu bölge için oldukça önemli bir konuma sahip olduğu anlaşılan Arpatepe yerleşiminin daha kesin bir kronolojisinin oluşturulabilmesi yapılacak kazılarla mümkün olabilir.

  Kiliseler Mevkii

  Orhaneli ilçesinin yakınlarında bulunan Kiliseler mevkii daha önce sit alanı olarak tescil edilen ve yerli halk tarafından Kiliseler Mevki olarak adlandırılan kalıntılar E. Schwertheim’a göre bir gymnasium veya tapınağa ait olmalıdır. Bu kalıntıları ilk olarak gören W.J. Hamilton ve Charles Texier de yapıyı gymnasium olarak adlandırmışlardır. Buna karşın Mordtmann kalıntıların imparatorluk sarayına ait olduğunu düşünmektedir.

  G. Perrot tarafından ilk ölçümleri ve çizimleri yapılan yapıdan artık hemen hemen hiçbir şey gözükmemektedir. 1 - 2 metre yüksekliğindeki çoğunlukla yoğun bitki örtüsüyle kaplı duvar kalıntıları seçilmektedir. Ancak erken seyyahların gördüğü bağlantılı yapılardan pek fazla söz etmek artık mümkün değildir.

  Bugünkü Orhaneli sakinlerinin bu harabeleri ucuz taş ocağı olarak kullanmalarından dolayı burada bir kazıyla birlikte yapılacak detaylı bir araştırma olmadan yapı kompleksinin anlamı ve amacının ortaya çıkartılması mümkün değildir. Bu arada definecilerin kaçak kazılar ile yapının etrafını tekrar tekrar kazıp darmadağın ettiklerine de dikkat çekmek doğru olacaktır. Yoğun bitki örtüsünden dolayı kalıntının tam bir çizimi yapılamamış olsa da, görülebildiği kadarı ile buradaki kalıntılar Schwertheim’in da önerdiği gibi tapınak gibi görkemli bir yapıya ait olmalıdır. Burada ileride yapılacak temizlik çalışması ve mimarinin anlaşılmasına yönelik detaylı bir rölöve çalışması yapının fonksiyonunu anlamaya yardımcı olacaktır.

  Seyfiler Nekropolü

  Hadrianoi kentinin büyüklüğünü nekropol sahasının yayıldığı alan da göstermektedir. Antik kentin nekropol alanlarından birisi defineci kazısına göre Karagöz Piknik Alanı olarak adlandırılan yerde bulunmaktadır. Bu bölgede daha önceden define amacı ile açılmış çok sayıda mezar vardır. Mezarlar büyük bir çoğunlukla defineciler tarafından talan edilmiş, geriye sadece sağa sola dağılmış iskelet parçaları kalmıştır.

  Yine bu mezara yakın bir yerde bulunan Deliballılar mevkiinde yerli taştan yapılmış iki mezar daha bulunmaktadır. Bunlardan birisinin tholos şeklinde olması ayrıca dikkate değerdir. Bir diğer mezar alanı Seyfiler mevkii olarak adlandırılan yerde bulunmaktadır. Merkez ilçeye yakındır. Bu alanda değişik teknikler ile inşa edilmiş birçok mezarın defineciler tarafından tahrip edildiği hayretle gözlemlenmiştir. Mezarlarda iskelet parçalarından başka geriye kalan herhangi bir buluntuya rastlanılmamıştır. 

  Erenler Camii        

  Kuzey - güney doğrultusunda dikdörtgen planlı yapı, son cemaat yeri ile harimden oluşur. Harim ahşap tavanlıdır. Güney duvarda eksende yarım yuvarlak mihrap nişi, iki yanında üstte yuvarlak kemerli birer büyük pencere görülür. Doğu duvarda altta, eş boyutlarda ve eşit aralıklarla açılmış yuvarlak kemerli dört büyük pencere, üstte yuvarlak kemerli ve vitraylı iki küçük pencere yer alır. Kuzey duvarda eksende son cemaat yerine açılan dikdörtgen bir kapı, doğusunda kareye yakın dikdörtgen bir pencere, batısında son cemaat yeri üzerindeki mahfile çıkışı sağlayan bir merdiven görülür. Batı duvarda zemin seviyesinden yaklaşık 1.80 metre yüksekte yuvarlak kemerli üç pencere vardır.

  Kuzeyde son cemaat yeri doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı ve ahşap tavanla örtülüdür. Doğu duvarda, eksenden güneye kaymış yuvarlak kemerli bir altlık ile bir üstlük pencere, batı duvarda eksenin güneyinde minareye çıkışı sağlayan yuvarlak kemerli kapı, kuzey duvarda eksenin batısında dikdörtgen giriş ve ona simetrik iki dikdörtgen pencere görülür. Duvarlarda ve mihrap nişinde kalem işleri vardır. Mihrap nişinde perde, duvarlarda madalyonlar içinde yazı, çiçek, ağaç ve bitki motifleri yer alır.

  Kurtçu Mehmet Efendi Türbesi

  Orhaneli İlçesine bağlı Sırıl köyünün 200-300 metre güneydoğusunda, tarlalar içindeki bir tepenin üzerinde yer alan türbenin kitabesi yoktur. İçindeki yatırın mermer baş taşında “Merhum ihtiyar Kurtçu Mehmet Veliyullah Efendi” ruhu için el-Fatiha sene 1784-85 yazılıdır. Türbe kareye yakın dikdörtgen planlı ve üzeri kırma çatı ile örtülüdür. Yapının beden duvarları yoktur; ahşap çatıyı dört yöndeki üçer ahşap destek taşımaktadır.

  Fatma Ana Sultan Türbesi

  Türbe Orhaneli ilçesinin Semerci köyünde yer alır. Büyük Orhan ile Çakmak köyü yolu üzerindeki mezarın baş taşında “Sırıl’lı İhtiyar Kurtçu Veliyülhak’ın zevcesi Fatma Ana Sultan 1205” H./1791-92 M. yazılıdır. Bu kişinin, Sırıl köyü yakınlarındaki bir türbede mezarı bulunan Kurtçu Mehmet Efendi’nin eşi olduğu anlaşılmaktadır.

İRFAN TATLIOĞLU - Orhaneli Belediye Başkanı
İRFAN TATLIOĞLU
Orhaneli Belediye Başkanı